İmparatorluklar Çağı

Age of Empires (Türkçe: İmparatorluklar Çağı), 1997 yılında Ensemble Studios ile Microsoft tarafından piyasaya sürülen gerçek-zamanlı strateji oyunudur. Tarihi gerçeklerden kaynak aldığı senaryosu ile dikkat çeken oyunda, Taş Devri döneminden Demir Çağı’na dek süren bir zaman ele alınıyor. Motoru Genie ile de dikkat çeken oyun, 2B bir grafik dokusu kullanmasına rağmen o dönem için görülmemiş grafikleriyle de öne çıktı.

Popüler bir serinin ilk oyunu olan Age of Empires, sonradan Age of Empires 2: Age of Kings, Age of Mythology ve Age of Empires III gibi oyunların da atası oldu.

Genel Bakış

Oyunun asıl amacı, teknolojik olarak Taş Devrinden, Demir Çağı’na kadar ilerlemek, ve askeri bir güç oluşturup düşmanları yenmek. Kaynak toplamanın büyük önem teşkil ettiği oyunda, kaynak toplamak için vatandaşları kullanıyor. Saldırı için binalarda belli kaynaklardan feragat ederek askerler yetiştirip, bir ordu toplayabiliyoruz.

Oynanış

Oyun farklı milletlerin oynanabildiği, değişik hedeflerin yapılmasının istendiği senaryolarla tek kişi olarak oynanabiliyor. Taş-Kağıt-Makas özünü kullanan oyundaki birimlerin çeşitliliği oyuncuyu değişik stratejiler kurmaya zorluyor. Multiplayer olarak internet üzerinden oynanmaya izin veren oyun, en fazla 8 kişilik haritalarda değişik modlara evsahipliği yapıyor. GameSpy’ın da desteklediği oyun, turnuvalar için de uzun süre kullanıldı. 12 Milletin bulunduğu oyunda bu milletler Choson, Shang, Yamato, Babylonians (Babil), Hittites (Hitit), Persians (İran), Assyrians (Suriye), Egyptians (Mısır), Sumerians (Sümerler), Greeks (Yunanistan), Minoans, Phoenicans.

Teknoloji

Oyunda teknoloji çok büyük bir önem taşıyor. Çağ atladıkça ihtiyaç duyulan teknolojilerin fiyatları arttığından dolayı ise, verimli topraklara yerleşmenin önemi artıyor. Duvarlar her ne kadar koruma sağlasa da, oyuncuyu içeri hapsettiğinden dolayı bu açıdan oynanışa büyük darbe vurabiliyor. Oyunda, rakibe göre strateji de geliştirmek zorunlu oluyor. Mesela A Oyuncusu eğer piyadelere ağırlık vermişse, B Oyuncusunun okçulara ağırlık vermesi yerinde olur. Buradan yola çıkarak B Oyuncusunun okçu teknolojisini geliştirmek için kaynak toplaması gerekir. Aynı zamanda, aynı kural kuşatmalarda da geçerli, eğer X Oyuncusu binaların dayanıklılığını arttırmaya yönelik teknolojiler geliştirmişse, ona rakip Y Oyuncusunun mancınık benzeri kuşatma silahlarının teknolojilerini geliştirmesi uygun olur.

Binalar

Oyundaki en önemli bina Town Center / Şehir Merkezi, çünkü o yıkılınca oyun kaybediliyor. Oyunda Kışla, Ahır, Okçu Kışlası gibi birçok askeri binanın yanında nüfus sınırını arttırması için evler de bulunmakta. Fakat oyundaki önemli bir diğer bina ise Wonder/Dünya Harikası. Oyunda bir Wonder dikmemizin ardından eğer oyuncular onu 15 dakika ayakta tutabilirse kazanabiliyorlar. Fakat Wonderlar inşa etmesi çok uzun süren binalar olduğundan bu kazanma yöntemi pek kullanılmaz.

Üniteler

Oyunda kara ve denizde ayrı ayrı üniteler bulunmakta. Teknoloji ilerledikçe ünitelerin görünüşleri ve özellikleri değiştiğinden, her çağ için farklı taktikler bulunmak zorunda kalınıyor. Kara savaşlarının çok fazla ağırlık taşıdığı bu oyunda üniteler Barracks / Kışlalarda yetiştirebiliyor. Kuşatma silahları da yaratılabiliniyor. Gerilen sıkı duvarları ve binaları yıkmak için bunlar kullanılıyor. Stable / Ahırlarda ise atlı üniteler yetişiyor. Archery / Okçuluk Kışlarlarında ise okçular yetiştirebiliniyor. Gemi üniteleri ise limandan yaratılıyor.


Download yönetici

Bir download yönetici dünya ağına bağlanabilen web browserden farklı olarak internetteki dosya ve benzeri şeyleri indiren bilgisayarlar için tasarlanmış programlardır.

Bunlara bakınız

Download yöneticileri listesi


Children of Misisippi

Children of Misisippi, 2006 yılında Mustafa Cihan Özer, Halil Coşgun ve Yunus Erkam Yılbat tarafından Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Demetevler’in Lalegül Mahallesi’nde kurulmuş bir müzik grubudur. Grup kurulduğu günden bu yana her zaman hayattan bunalmış insanları biraz olsun neşelendirmek,dertleri unutturmak için tamamen komediye dayanan ve kendilerinin bulmuş olduğu Misisippi Halk Müziği türünde eserler verdi.

Grubun bir diğer değişik yönü de oldukça zıt yönlü insanların birleşerek aynı alanda çok iyi eserler vermeye çalışmasıdır.Örneğin,grup üyelerinden Cihan koyu bir metal dinleyicisi olduğu hâlde Halil rap,hip-hop gibi tarzlar dinlemektedir.

İsminin kökeni

Grubun adına bakıldığında ilk başta Melodic Death Metal grubu Children of Bodom’dan esinlenilmiş gibi gelse de böyle bir şey yoktur.

Grubun adının hikayesi şöyledir:

Grubun kurulduğu gün büyük bir isim arayışına girilmiştir.Bir çok isim düşünülmüş fakat hiçbiri beğenilmemiştir.En son bir Elvis Presley hayranı olan Erkam,Elvis’in doğduğu şehir Mississippi’den yola çıkarak “Children of Misisippi”yi üretmiştir ve grup ismini bundan almıştır.

Müzik tarzı

Children of Misisippi kendilerinin buldukları Misisippi Halk Müziği tarzında eserler vermektedir.Bu müzik tarzı tamamen insanları güldürecek,bazen saçma sözlere dayalıdır (Baknız: Geyik muhabbeti).Kullanılan müzik aleti önemli değildir,ses çıkaracak her şey hatta tencere,tava,sehpa,kupa bile kullanılabilir ve Children of Misisippi kullanmıştır da.Çoğu zaman şarkılar doğaçlama olarak çalınır ve kaydedilir.Bu yüzden de notalarını çıkartmak çok zordur.

Ayrıca .C.o.M.’un neredeyse her şarkısında ya şarkının başın da ya da şarkının sonunda yine “geyik muhabbeti” tadında bir giriş ya da bitiş mevcuttur.

Grup üyeleri

Gruptaki elemanlar şu an için Mustafa Cihan ÖZER ve Halil COŞGUN’dur.Yunus Erkam YILBAT grup içinde yaşanan sorunlardan dolayı .C.o.M.’nin yedi şarkısında yer aldıktan sonra gruptan ayrılmıştır.YILBAT şarkılarda geri vokal ve saz ile yer almıştır.

Grupta şu an için Mustafa Cihan ÖZER ritim tutacak şekilde vurunca ses çıkaran aletleri kullanmakta,Halil COŞGUN ise saz,gitar gibi telli çalgılar ile flütleri çalmaktadır ve aynı zamanda geri vokal yapmaktadır.

Notlar

  1. Grup 6 Eylül 2006′dan beri 10 şarkı kaydı yapmış ve bu şarkıları MSN Messenger üzerinde ilk olarak arkadaşları ile paylaşmış daha sonra da bazı forumlarda yayınlamıştır ve yakında Myspace’te yayınlayacaklardır.
  2. Grup müzik kayıtlarını Sony Ericsson K750i ve Sony Ericsson W810i ile yapmaktadır.
  3. Grubun şu an için çıkan hiçbir albümü bulunmamaktadır ve işlerini amatör olarak sürdürmektedir.

Yahoo!

Stanford Üniversitesi öğrencisi Jerry Yang ve David Filo tarafından kurulmuş bir portal.

İlk başlarda arama motoru olarak hizmet vermesine rağmen zamanla e-posta, anında mesajlaşma, e-posta grubu ve benzeri hizmetler de sunarak pazarda hakim olmaya çalışmıştır. Yahoo! hizmetlerinin ulaşılabildiği Yahoo.com, günde 3 milyar sayfa gösterimiyle dünyanın en çok ziyaret edilen sitesidir. Sunduğu hizmetlerden Yahoo Messenger özellikle ABD’de çok yaygın olarak kullanılmasına rağmen, Türkçe olarak sunulmadığı ve MSN Messenger’ın Windows işletim sistemiyle birlikte gelmesi nedeniyle Türk kullanıcılar arasında pek tutulmamıştır. Sunduğu ücretsiz e-posta hizmetinin sığası “unlimited storage” sloganıyla bir ilk olarak sınırsızdır.


İletişim araçları

Bilgi akışını sağlayan araçlara verilen addır. Bu akış, “bireyden çoğula” veya “çoğuldan bireye” yönüyle olan iletişime göre çeşirtlenirler. İletişimde duyuya yönelik algılama da söz konusudur. Algılama ve algılatma adına iletişimi sağlayacak, karşılıklı bilgi aktarımını sağlayacak araçlar, iletişim araçları ile sağlanmaktadır.

  1. Bilişsel [iletişim araçları: Sanal ortamda, [[bilgi t]eknolojileri]]ni kullanılarak gerçekleştirilen, bireysel veya toplu iletişim araçlarıdır.(örnek: e-posta lar, formlar, chat ler, messenger lar,web kamera lar, bloglar, vs)
  2. Görsel-İşitsel iletişim araçları: Göz ve Kulağımıza hitap eden, multimedya teknolojilerini kullanan, iletişim araçlarıdır. (Örneğin tv, sinema,radyo vs..)
  3. Telekomünikasyon iletişim araçları : Göz ve kulağa hitap eden, elektrik, elektronik / elektromanyetik, optik teknolojileri kullanarak gerçekleştirilen iletişim araçlarıdır.(Örneğin telefon, cep telefonu, fax, telex,vs..)
  4. Kali-Grafik iletişim araçları: Yazı ve çizi ile oluşturularak formatlandırılan ve basım - yayım araçları ile yapılan iletişimdir(Gazeteler, dergiler, afişler, el ilanları, tabelalar, mektuplar, notlar, kitaplar,vs.)
  5. Organizasyon iletişim araçları: Ekipler aracılığıyla gerçekleştirilen , kişi veya topluma aktarılacak mesajları tanıtım - eğlence - eğitim - gezme - tüketme adına ileten etkinliklerin sağladığı iletişimin araçlarıdır(Fuarlar, event marketing konser leri, defile ler, konferans vs.)
  6. Sanatsal iletişim araçları: ister plastik, ister estetik olsun hertürlü sanat faaliyeti veya sanatcı ile sağlanacak iletişimin araçlarıdır: (Dans, resim, müzik, şarkı, sergi, konser, tiyatro, defile, heykel, seramik, animasyon, vs)

Ayrıca sportif iletişim’ , özürlü iletişimi, politik iletişim, kültürel iletişim, ‘psikolojik iletişim araçlarınıda bulabilirsiniz…


Devamı Var (albüm)

Mustafa Sandal’ın 13 Haziran 2007′de çıkardığı Devamı Var adlı yeni albümünün aranjörlüğünü Özgür Yedievli, Erhan Bayrak, İskender Paydaş, Sinan Akçil, Tolga Kılıç’tan oluşan 5 kişilik ekip yapmıştır. Şarkılardan 12 şarkının 4′ ünün hem söz hemde müziklerine imza atan Musti, ayrıca Lübnan’dan aldığı bir şarkıyla albümün ismini taşıyan Devamı Var’a ve Dayan isimli şarkıyaSinan Akçıl’la birlikte söz yazmıştır. Albümde İzel, Burcu Güneş, Ufuk Yıldırım gibi sanatçı arkadaşlarıda vokallerde yer aldı.

Albümün Çıkış şarkısı ‘İndir’ önce dedesi ve eski TRT sanatçısı Ritim ustası Hüseyin İleri ile oynadığı Muhabbet Kart reklamlarında tanıtılıp ardından Ömer Faruk Sorak tarafından klip çekilmiştir. Bir inşaat şantiyesinde çekilen klipte Musti’ye çeşitli ülkelerden seçilen dansçılarda eşlik etmiştir. 2. klip Melek Yüzlüm şarkısına çekmekte karar kılındı. Klibte bir hayranıyla oynayacağı açıklandı.

Avrupa ve Türkiye’de aynı yıl piyasaya çıkacak olan albümün Türkiye’deki yapımcılığını Seyhan Müzik üstlenmiştir. Ekim ayında çıkacak olan yurtdışı yapımcılığını ise Universal Müzik üstlenmiştir. Avrupa’da çıkacak bu albümünde yine dünyaca ünlü biri ile düet yapacağı öğrenilmiştir. Önce bu düeti single olarak çıkartıp daha sonra Devamı Var albümünü yurtdışında çıkartmayı planlanlanmaktır.

Mustafa Sandal, yeni albümü için şunları söylemiştir: ‘Bu albüm için hayatımın albümü diyebilirim. Şarkılara çok güveniyorum. İddialı konuşmayı sevmem ama şarkılarım yaza damgasını vuracak, herkesin diline yerleşecek. Çok çalıştık, bir yıl boyunca hemen her gece stüdyoda sabahladık. Hepsi kendi alanında uzman kişilerle çalıştım. Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim’


DivX

DivX, üstün sıkıştırma yöntemi ve kalite kaybını en aza indiren tekniğiyle son yıllarda kullanıcılar arasında olağanüstü rağbet görmüş DivX, Inc. (eski adıyla, DivXNetworks) tarafından geliştirilen görüntü sıkıştırma biçimidir (video codec). DivX, sayısal videoyu MPEG-4 bölüm 2 “Advanced Simple” profili uyumlu sıkıştırarak görece az görsel kayıpla videonun kompakt bir biçimde saklanabilmesini sağlar.
Popülerlik ve yaygınlık nedeniyle, MPEG-4 standardı sadece görüntü kodlamasında kullanılmaktadır; DivX ile kodlanmış görüntü içeren dosyalarda ses kısmı AAC (MPEG-4 ses kodlama standardı) yerine MP3 ya da AC-3 ile kodlanır. Windows ve Macintosh ortamlarında çalışan DivX codec ve uygulaması dışında “DivX” logosu taşıyan oynatıcılar ya da oynatıcı yazılımları DivX yazılımı içermemekte, ancak DivX ile sıkıştırılmış filmleri oynatabilmektedir.

DivX 3.11 Alpha ve önceki sürümler, Microsoft’un (sadece ASF içinde kullanılabilen) MPEG-4 Sürüm 2 video çözücü/açıcısı (codec) kırılarak geliştirilmiştir. Bu şekilde codec’in AVI gibi ASF harici muhafazaları da desteklemesi sağlanmıştır. Daha sonra 2000 yılında sıfırdan geliştirilen DivX 4.0 piyasaya sürülmüş, bunu 2002′de DivX 5.0 ve 2005′de DivX 6.0 izlemiştir. DivX 4 öncesinde DivX Networks şirketi kurulmuş, daha sonra şirket DivX, Inc. adını almıştır.

DivX 4, açık kaynak kodlu OpenDivX üzerine geliştirilmiş, ancak DivX Networks şirketi “amacına ulaştıktan sonra” OpenDivX kodu kapalı hale getirilmiştir. Kod kapatılmadan önce alınan kod parçalarıyla açık kaynak kodlu XviD codec’i geliştirilmiştir. XviD yazılımı da açık kaynak kodlu ve Microsoft çalışmasından bağımsız olmasına rağmen MPEG-4 video kodlamanın doğası gereği ABD ve Japonya’yı da içeren bir grup ülkede yazılım patentlerini ihlal ettiğine inanılmaktadır.

DivX, DVD kopyalamanin kitleler için erişilemez olduğu bir dönemde çıkarak DVD filmlerin az görsel kayıpla CDlere yazılabilmesini sağladığı ve (3.11 alpha sürümünün) çıkış noktası itibariyle korsan olmasıyla çok tartışılan bir yazılım olagelmiştir. Buna ek olarak, DivX 4.0-5.2 arası sürümler ile gelen kötü niyetli yazılımlar, kitleleri DivX alternatiflerine yöneltmiştir. DivX, aynı zamanda BS Player, VirtualDub ve FlaskMPEG gibi bir dizi programın da yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Günümüzde DivX sıkıştırma biçiminden daha yüksek verim sunan MPEG-4 bölüm 10 (AVC ve H.264) sıkıştırıcılar giderek daha popülerleşmektedir. Apple QuickTime ve x264 yazılımları H.264 sıkıştırmayı desteklemektedir.

DivX kullanacaklara


Mustafa Sait Yazıcıoğlu

Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon’un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas’ta, liseyi 1967 yılında Aydın’da tamamladı.
1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans yaptı.

Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa’ya gönderildi.
1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.
1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.
1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.
1988 yılında Profesör oldu.
17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.
14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.
21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı’na atandı.
10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.
3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.
22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.
29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak görev aldı.
Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşidir.
“Matüridi ve Nesefi’ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.


İmparatorluklar Çağı

Age of Empires (Türkçe: İmparatorluklar Çağı), 1997 yılında Ensemble Studios ile Microsoft tarafından piyasaya sürülen gerçek-zamanlı strateji oyunudur. Tarihi gerçeklerden kaynak aldığı senaryosu ile dikkat çeken oyunda, Taş Devri döneminden Demir Çağı’na dek süren bir zaman ele alınıyor. Motoru Genie ile de dikkat çeken oyun, 2B bir grafik dokusu kullanmasına rağmen o dönem için görülmemiş grafikleriyle de öne çıktı.

Popüler bir serinin ilk oyunu olan Age of Empires, sonradan Age of Empires 2: Age of Kings, Age of Mythology ve Age of Empires III gibi oyunların da atası oldu.

Genel Bakış

Oyunun asıl amacı, teknolojik olarak Taş Devrinden, Demir Çağı’na kadar ilerlemek, ve askeri bir güç oluşturup düşmanları yenmek. Kaynak toplamanın büyük önem teşkil ettiği oyunda, kaynak toplamak için vatandaşları kullanıyor. Saldırı için binalarda belli kaynaklardan feragat ederek askerler yetiştirip, bir ordu toplayabiliyoruz.

Oynanış

Oyun farklı milletlerin oynanabildiği, değişik hedeflerin yapılmasının istendiği senaryolarla tek kişi olarak oynanabiliyor. Taş-Kağıt-Makas özünü kullanan oyundaki birimlerin çeşitliliği oyuncuyu değişik stratejiler kurmaya zorluyor. Multiplayer olarak internet üzerinden oynanmaya izin veren oyun, en fazla 8 kişilik haritalarda değişik modlara evsahipliği yapıyor. GameSpy’ın da desteklediği oyun, turnuvalar için de uzun süre kullanıldı. 12 Milletin bulunduğu oyunda bu milletler Choson, Shang, Yamato, Babylonians (Babil), Hittites (Hitit), Persians (İran), Assyrians (Suriye), Egyptians (Mısır), Sumerians (Sümerler), Greeks (Yunanistan), Minoans, Phoenicans.

Teknoloji

Oyunda teknoloji çok büyük bir önem taşıyor. Çağ atladıkça ihtiyaç duyulan teknolojilerin fiyatları arttığından dolayı ise, verimli topraklara yerleşmenin önemi artıyor. Duvarlar her ne kadar koruma sağlasa da, oyuncuyu içeri hapsettiğinden dolayı bu açıdan oynanışa büyük darbe vurabiliyor. Oyunda, rakibe göre strateji de geliştirmek zorunlu oluyor. Mesela A Oyuncusu eğer piyadelere ağırlık vermişse, B Oyuncusunun okçulara ağırlık vermesi yerinde olur. Buradan yola çıkarak B Oyuncusunun okçu teknolojisini geliştirmek için kaynak toplaması gerekir. Aynı zamanda, aynı kural kuşatmalarda da geçerli, eğer X Oyuncusu binaların dayanıklılığını arttırmaya yönelik teknolojiler geliştirmişse, ona rakip Y Oyuncusunun mancınık benzeri kuşatma silahlarının teknolojilerini geliştirmesi uygun olur.

Binalar

Oyundaki en önemli bina Town Center / Şehir Merkezi, çünkü o yıkılınca oyun kaybediliyor. Oyunda Kışla, Ahır, Okçu Kışlası gibi birçok askeri binanın yanında nüfus sınırını arttırması için evler de bulunmakta. Fakat oyundaki önemli bir diğer bina ise Wonder/Dünya Harikası. Oyunda bir Wonder dikmemizin ardından eğer oyuncular onu 15 dakika ayakta tutabilirse kazanabiliyorlar. Fakat Wonderlar inşa etmesi çok uzun süren binalar olduğundan bu kazanma yöntemi pek kullanılmaz.

Üniteler

Oyunda kara ve denizde ayrı ayrı üniteler bulunmakta. Teknoloji ilerledikçe ünitelerin görünüşleri ve özellikleri değiştiğinden, her çağ için farklı taktikler bulunmak zorunda kalınıyor. Kara savaşlarının çok fazla ağırlık taşıdığı bu oyunda üniteler Barracks / Kışlalarda yetiştirebiliyor. Kuşatma silahları da yaratılabiliniyor. Gerilen sıkı duvarları ve binaları yıkmak için bunlar kullanılıyor. Stable / Ahırlarda ise atlı üniteler yetişiyor. Archery / Okçuluk Kışlarlarında ise okçular yetiştirebiliniyor. Gemi üniteleri ise limandan yaratılıyor.


Blog

Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir.

İngilizcedeki “web” ve “log” kelimelerinin birleşmesinden oluşan weblog kavramının zamanla yaygınlaşmış adıdır.

Blog, genellikle güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı, web tabanlı bir yayını belirtir. Çoğunlukla her gönderinin sonunda yazarın adı ve gönderi zamanı belirtilir. Yayıncının seçimine göre okuyucular yazılara yorum yapılabilir. Yorumlar, blog kültürünün çok önemli bir dinamiğidir; bu sayede yazar ve okuyucular arasında iletişim sağlanır. Bunun dışında, geri izleme (trackback) mekanizmasıyla, belirli bir yazı hakkında yazılan diğer yazıların belirlenebilmesi de mümkündür.

İlk ağ günlükleri elle yazılıp güncellenirken, bugün bu iş için özel yazılmış yazılımlar kullanılmaktadır. Bu yazılımlardan bazıları bir blog servisi sağlayıcı sitenin alt alan adları olarak yaratılabilen, bazıları ise kullanıcının kendi sunucusuna kurup çalıştırması gereken yazılımlardır.

Blogların içeriği geleneksel internet içeriğinden farklılık gösterdiği için sadece bloglar için kurulmuş özel indeksleme mekanizmaları ve arama motorları bulunmaktadır. Technorati en başarılı blog teknolojilerinden biridir. Ayrıca Google Blog Search adında bir blog arama motoru işletmektedir. 2005 yılında Verisign tarafından satın alınan Weblogs.com, dünyanın en büyük blog ping servisi olarak tüm internet indeksleme mekanizmalarına veri sağlamaktadır.

İnternet ile ilgili ciddi bir araştırma kurumu olan Jupiter Research’ün 2005 yılında yaptığı bir araştırmasına göre, blog sitesi sahiplerinin yarısının yıllık geliri 60.000 doların üstünde; blog okuyanların %60′ı erkek ve blog okuma alışkanlığı olanların %73′ü 5 yıldan uzun süredir internet bağlantısına sahip. Blog okuyanların %28′i blog okumak için RSS kullanıyor. 2005 sonunda yapılan başka bir araştırmaya göre de internet kullanıcılarının %38′i blog kelimesinin anlamını bildiklerini, %27’si ise blog okuduklarını belirtmiştir. Blogosferin nabzını tutma misyonundaki Technorati’nin istatistiklerine göre, günde 50.000′den fazla yeni blog sitesi yaratılıyor.

Blogların kullanımı 1999 yılında Blogger’ın bu hizmeti vermeye başlaması ve kısa süre sonra bunu ücretsiz hale getirmesi ile yaygınlaşmıştır. 2003 yılı Şubat ayında Google, Blogger’ı satın aldı ve Google araç çubuğuna, ziyaret edilen sayfanın adresini doğrudan bloga girmeyi sağlayan ‘Blog This!’ tuşu yerleştirdi. İngilizce bilen çoğu kişi ilk defa bu düğme sayesinde bloglar ile tanışmıştır.

Blogger ile aynı zamanlarda kurulan LiveJournal, sadece belirli kişilerin okumasına izin verilebilen blog sayfaları sağlayarak popüler olmuş bir blog sitesidir. Halen en çok blog yaratılan sistemlerden biri olan LiveJournal, yazdıklarını herkesle paylaşmak istemeyen ve grup bağlarına önem veren kişiler tarafından tercih ediliyor.

MSN blog sistemi de, MSN üyelerine sunulan MSN Messenger hizmetine ilişkilendirilince ciddi bir yayılma göstermiştir. Üyelerin foto albümü oluşturmasına izin veren sistem, blogların güncellendiği anda paylaşılmasını sağlayan dahili bir yapıya da sahiptir. Daha çok amatör kullanıcılar yönelik bir hizmet olan MSN blog servisi, görünüş ve yapı olarak değişikliğe pek açık değildir. Ayrıca, daha çok sohbet amacıyla kullanılan bir servis olduğundan, msn alanlarında yer alan bloglar daha çok resim yükleme alanı olarak kullanılmaktadır.

Hızla büyüyen ve ciddi bir akım haline gelen blog dünyasında, İnternetin devlerinden Yahoo! da 2005 yılının Mart ayında kendi blog sistemi Yahoo! 360′ı açtığını ilan etti.

Kullanıcının kendi sunucusuna kurarak çalıştırdığı blog yazılımlarında WordPress liderdir.

Son olarak 2007 yılında da, Tim O’Reilly Blogger’s Code of Conduct fikrini ortaya atmıştır.

Kişisel

Bu tür bloglar çok fazla deneyimi olmayan kişilerin bile kullanabileceği ve sayfalarını düzenleyebileceği yapıdadır ve daha çok günlük olarak kullanılırlar. Kişilerin günlük yaşamda yaşadıkları olayları, karşılaştıkları durumları okurlarıyla paylaşmasını sağlar. Bloglarda en fazla rastlanan türdür. Özellikle MSN bloglarının tamamına yakını bu türdendir.[1]

Temasal

Sadece belirli bir alanda yazılan gönderilerin yer aldığı, belirli bir konuda uzman kişilerin yazdığı ve düzenlediği bloglardır. Politika, pazarlama, yemek, internet, ekonomi, tasarım, fotoğraf, programlama dilleri ve benzeri konularda odaklanmış bloglar bulunmaktadır. Türkçe olarak yayınlanan bloglarda en fazla ilgiyi yemek konulu bloglar çekmekte, sayı olarak ise bilgisayar blogları göze çarpmaktadır.

Topluluk

Üyelik sistemine sahip olan ve bu üyelerin yazdıkları gönderilerden meydana gelen bloglardır. Komünite olarak da adlandırılan bu türdeki blogların çoğu kendi sunucularındaki blog yazılımını kullanmaktadır. Tarihsel olarak ise, LiveJournal’da oluşan bir kültür mirasını devam ettirmektedirler..

Şirket

Şirketlerin kendileri ile ilgili haber ve duyurularını daha samimi bir şekilde halka açtıkları bloglar dünyada ve iş hayatında giderek önem kazanmaktadır. Türkiye’de az sayıda olsa da bazı şirketler şirket bloglarını hizmete sunmaya başlamıştır. Aslında dünyadaki akım, şirketin doğrudan değil, samimi karakterdeki bazı çalışanların desteklenmesi yoluyla bloglamaktır. Hatta en ünlü şirket bloglarını tutan Microsoft çalışanları, samimiyetlerine inandırmak için arasıra rakip firmaların ürünlerini de övmekte, reklamını yapmaktadır.

Türkçe bloglar

Blog dünyada çok önemsenen ve ciddiye alınan bir kavram olmasına rağmen, Türkiye’de 2005 yılına kadar çok fazla farkedilmiş değildi. Mayıs 2005 tarihinde Google’da Türkçe sayfalarda “blog” kelimesi 65.400 kez yer alırken, Mayıs 2006′da bu sayı 5 milyona yaklaşmıştır.

Blogger.com’dan hizmet alan Türkçe blog sayısı 2004-2005 yılları arasında oldukça fazla iken, bugün bu sayı hemen hemen hiç artmamaktadır. Çünkü Türkçe olarak hizmet veren blog barındırma siteleri, üyelerine en az Blogger.com kadar iyi hizmet vermektedir. Türkçe barındırma sitelerinin artması, doğal olarak açılan Türkçe blog sayısını arttırmıştır ve Türkçe konuşan insanların blog kültürüne akın etmesine neden olmuştur.

2005 yılında hizmet vermeyen başlayan Türkçe blog servisi Blogcu.com, 2 sene içinde 300 bin üyesi ile Türkiye’de en çok okunan 13. internet yayını olmuştur. Blogcu dışında başka bir çok yerli blog servisi hizmete açılmıştır. Bunların arasında Mynet BlogMilliyet, Habertürk, Vatan gibi yayın organlarının blog servisleri ve Doğan grubu ortaklığıyla yayın hayatına başlayan Azbuz.com da bulunmaktadır.



« Previous PageNext Page »